Türkiye - ABD öncesi: açıklanan 11 ve hak ediş tartışması
Türkiye, turnuvaya veda etmiş halde ABD karşısına çıkıyor. Maç önü yayınının merkezinde skor beklentisi değil, açıklanan ilk 11 ve Salih Özcan tercihi vardı.
Türkiye, Dünya Kupası'ndaki grup maratonunu ABD karşısında tamamlıyor. Millî takım ikinci maçın ardından turnuvaya veda etti, ABD ise grup liderliğini garantiledi. Karakullukçu'nun maç önü yayınında konuşulan da bu yüzden maçın kendisinden çok, sahaya çıkacak kadro oldu.
Değerlendirmenin ana hattı baştan netti: turnuvadaki hayal kırıklığının birinci sorumlusu Montella. Yorumcuya göre TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu bu tabloda ikinci planda kalıyor, çünkü federasyon başkanı transfer yapmıyor, sahadaki tercihleri teknik direktör belirliyor. Suçlama ise tek bir kelimede toplandı: adalet.
Açıklanan ilk 11 ve Salih Özcan tartışması
Maç öncesi açıklanan kadro şu isimlerden oluşuyor: Uğurcan Çakır; Zeki Çelik, Ozan Kabak, Abdülkerim Bardakçı, Eren Elmalı; Salih Özcan, Orkun Kökçü; Oğuz Aydın, Arda Güler, Kenan Yıldız; Barış Alper Yılmaz. Yayında aktarıldığına göre Kenan Yıldız solda, Oğuz Aydın sağda görev yapacak, Barış Alper Yılmaz ise en ileride oynayacak.
Listede öne çıkan iki başlık var. Birincisi Orkun Kökçü'nün turnuvada ilk kez ilk 11'de yer alması. İkincisi ve yayında çok daha fazla yer kaplayanı, Mert Müldür'ün yine kadro dışında kalması.
Yayının en çok üzerinde durduğu isim Salih Özcan oldu. Ortaya konan tablo şu: oyuncu Dortmund'da sezon boyunca toplam 74 dakika süre aldı, buna karşılık Dünya Kupası'nda ikinci kez ilk 11'de başlıyor. Yayında yapılan hesaba göre Salih Özcan bu maçta 65. dakikayı görürse, Dünya Kupası'nda kulübünde bir sezon boyunca oynadığından daha fazla dakikaya ulaşmış olacak.
Sezon içinde Beşiktaş ve Trabzonspor'un oyuncuyu istediği, transferin oyuncunun beklentileri nedeniyle gerçekleşmediği de yayında dile getirildi. Yorumcunun tepkisinin çerçevesi ise kötü oyun değil:
Ben hak etmeyen oyuncuları eleştiriyorum. Ben kötü oynayanı eleştirmiyorum.
Aynı ayrım Ferdi Kadıoğlu ve Kenan Yıldız için de tekrarlandı. Yorumcuya göre bu iki isim turnuvada fark yaratamamış olabilir, ama formalarını sezon boyunca oynayarak kazandıkları için eleştiri hedefi değiller.
Kadroda olmayanlar ve orta saha tercihi
Yayında "hak ettiği halde yok" başlığı altında sayılan isimler şunlar:
- Ozan Tufan: Sezonu Trabzonspor'da altı farklı mevkide, 2000 dakikanın üzerinde süreyle kapattı. Yorumcuya göre hem orta saha hem sağ bek alternatifi olarak kadroda olmalıydı.
- Can Uzun: Turnuvada süre alamayan isim. Yayında Kenan Yıldız'la küçük yaşlardan gelen uyumunun boşa harcandığı savunuldu.
- Emirhan İlkhan: 2004 doğumlu orta saha. Yayında Avrupa'dan ciddi ilgi gördüğü, en azından tecrübe kazanması için bu maçta oynatılabileceği söylendi.
- Demir Ege Tıknaz: Braga'da forma giyen genç oyuncu; Portekiz'de fazlasıyla değer gördüğü aktarıldı.
- Enes Ünal: Sezonu yarım yamalak geçirmiş olsa da bitiricilik seviyesi nedeniyle kadroda olması gerektiği belirtildi.
Buna karşılık altı stoperle turnuvaya gidilmesi doğrudan slot israfı olarak nitelendi. Üçlü savunma oynanmayan bir takımda dört stoper kontenjanının farklı profillere ayrılabileceği söylendi. Kaan Ayhan'ın çok yönlülük gerekçesiyle savunulmasına da itiraz edildi: sağ bekte Zeki Çelik ve Mert Müldür varken, orta sahayı en son yıllar önce oynamış bir oyuncunun bu gerekçeyle taşınamayacağı savunuldu.
Orta saha tercihi ayrı bir başlık oldu. Yayında verilen rakamlara göre Orkun Kökçü sezonu Beşiktaş'ta 3256 dakikayla, Hakan Çalhanoğlu ise 2100 dakikayla kapattı. Yorumcunun tezi süre farkından ibaret değil: Hakan Çalhanoğlu'nun kulübünde etrafındaki oyuncular tarafından taşındığı, millî takımda ise aynı desteği bulamadığı öne sürüldü. Orkun Kökçü'nün profili ise "taşıyan" oyuncu olarak tanımlandı. Yaş, süreklilik ve fiziksel durum kalemlerinin hepsinde tercihin Orkun'dan yana olması gerektiği savunuldu.
Bu bölümde Burak Yılmaz'ın millî takımı bırakış biçimi olumlu örnek olarak anıldı. Yayına göre çok daha ihtiyaç duyulan bir dönemde, üstelik kendi yerine oynayacak denk bir isim yokken bırakan bir oyuncu varken, bugünkü kadroda yeri garanti gören isimlerin "daha çok turnuvamız var" söylemine sığınması kabul edilebilir değil.
Yayının kendi 11'i
Yorumcunun kurduğu alternatif kadroda kalede Uğurcan Çakır, savunmada Mert Müldür ve Ferdi Kadıoğlu, stoperde yine Abdülkerim Bardakçı - Ozan Kabak ikilisi vardı. Orta saha İsmail Yüksek ve Orkun Kökçü, ileride Arda Güler'in beslediği Kenan Yıldız - Can Uzun ikilisi, en uçta ise Barış Alper Yılmaz. Barış Alper'in normal şartlarda kanatta daha verimli olduğu, ancak mevcut forvet seçenekleri düşünüldüğünde en makul çözümün bu olduğu belirtildi.
Montella'nın eleştirilmediği tek başlık Deniz Gül oldu. Yorumcuya göre oyuncunun ciddi bir gelişim sürecine ihtiyacı var ve şu an millî takım düzeyinde değil.
Karşıda ABD: Pochettino etkisi
Rakip için yayında açık bir övgü vardı. Pochettino'nun ABD'yi kadro potansiyelinin üzerinde oynattığı, turnuva öncesi beklentinin bu kadar yüksek olmadığı söylendi. Grup öngörüsü olarak yayında daha önce Türkiye'nin lider çıkacağı düşünülüyordu; gelinen noktada bu tahminin tamamen ters döndüğü kabul edildi.
Liderliği garantileyen ABD'nin 11'inde kısmi rotasyon var. McKennie'nin bu maçta başlaması yayında sürpriz olarak karşılandı; Reyna ve Weah'ın da kadroda olduğu aktarıldı. Beklenti, iki tarafın da iddiasız çıkacağı düşük tempolu bir maç yönünde. Yayında maç sonucu için 0-0 tahmini açıkça dile getirildi.
Gol arayışı
Turnuvanın en can sıkıcı başlığı burada. Yayında verilen tabloya göre Türkiye iki maçta 40 civarında şut çekti, bunların 9'u isabetli oldu ve gol gelmedi. Arda Güler'in turnuva boyunca net bir pozisyona girmediği, Barış Alper Yılmaz'ın da kendi adına pozisyon üretemediği söylendi; kaydedilen tek gerçek fırsat Mert Müldür'ün duran toptan kafa vuruşu ve Can Uzun'un bulduğu tek şans oldu.
Yorumcuya göre asıl sorun bitiricilik değil, hücum devamlılığının kurulamaması. Top uzun süre Türkiye'de kaldı ama üretime dönüşmedi. Bu yüzden maç önü yayınında dile getirilen en somut korku şuydu: Dünya Kupası'nı hiç gol atmadan tamamlamak. Yayında okunan bir izleyici notu da ABD'nin 2002'den bu yana Dünya Kupası'nda hiçbir UEFA takımını yenemediğini hatırlatıyordu.
Turnuvanın genelinden notlar
Yayının son bölümünde grup tabloları gezildi. Öne çıkan başlıklar:
- Yorumcunun turnuvada en beğendiği takım Arjantin. Gerekçe, Messi'nin bu kadar rahat olduğu bir takımın herkesi yenebileceği.
- Güney Afrika ve Haiti, sınırlı kadrolarına rağmen turnuvadan alınlarının akıyla çıkan takımlar olarak anıldı.
- Ekvador, Almanya'yı yenmesine rağmen genel performansıyla en büyük hayal kırıklıklarından biri sayıldı; buna karşılık o galibiyetin gruptaki bütün hesapları değiştirdiği belirtildi.
- Çekya beklentinin altında kaldı, Fildişi Sahili ise Almanya karşısında galibiyeti hak eden taraf olarak gösterildi.
- Katar hakkında turnuva öncesi "en kötü takım" değerlendirmesi yapılmıştı; yorumcu bu fikrini geri aldığını söyledi.
Yayının kapanışındaki cümle, maç önü havasını özetliyor: iddiası olmayan bir maça çıkmak, turnuvanın kendisinden daha çok canı sıkan şey.
İlgili yazılar
ABD karşısında ilk 45 dakika: değişen 11, değişen oyun
Türkiye devreyi önde kapattı. Devre arası yayınının ana hattı skor değil kadro tercihleriydi: Ozan Kabak övgüsü, Orkun-Hakan tartışması ve sert bir M…
Türkiye 3-2 kazandı, tartışma büyüdü: geç kalınan 11 ve Montella'nın geleceği
Türkiye ABD'yi 3-2 yendi ama maç sonu yayınının konusu galibiyet değildi. Geç kalınan kadro tercihleri, Montella'nın açıklamaları ve jenerasyon değiş…
Montella'nın istatistik savunması ve gol atamadan elenme: yayında Dünya Kupası muhasebesi
Uğur Karakullukçu, Montella'nın ABD maçı öncesi açıklamalarını yayında sert biçimde eleştirdi. Haiti'nin iki golü, Brezilya'nın liderliği ve prim tar…